Boşanmada Mal Paylaşımı

Güncelleme tarihi: 9 Tem 2021

Ülkemizde evlilik aşamasında genellikle, mal rejimi sözleşmesinin yapılması eşler bakımından düşünülmez. Bu tür bir düşünce ya da istek, örf ve adetlerimiz nedeniyle pek onaylanan davranışlardan değildir. Hiç kimse boşanmak için evlenmez. Evlilikteki amaç, ortak bir hayat kurmak, kader birliği etmek, sadakat ve yardımlaşma ile birlikte yol almaktır. Ama gün olur da bir gün, yolunda gitmeyen durumlar olursa, eşler evliliklerini sonlandırabilirler.


İşte en çok boşanma sonrasında rastlanan, evlilik birliği içerisinde alınan taşınır, taşınmaz ya da belirli birikim ya da eşlerden biri tarafından kurulan işletmenin bu benzer kazanımların nasıl paylaşılacağı sorunudur. Evlilikleri bitene kadar kader ortaklığı yapan eşler, doğal olarak, o güne kadar karşılıksız olarak ve ortak bir geleceği düşünerek gerçekleştirdikleri katkıyı geri almak isterler.


Eşler arasındaki mal rejimlerine ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 202.-281. Maddeleri arasında düzenlenmiştir.


Türk Medeni Kanunu’nda eşler bir mal rejimini seçmemişlerse, kural olarak edilmiş mallara katılma rejimini kabul etmiş sayılırlar. Bu durumda, evlilik süresince edinilen mallara ilişkin olarak eşlerin alacak hakkı doğar.


Evlilik süresince elde edilen hangi malların edinilmiş mal, hangi malların kişisel mal olabileceği Türk Medeni Kanununda belirtilmiştir.


Boşanmadan sonra malların paylaşımında, öncelikle eşler, kişisel mallarını geri alırlar. Örneğin, evlilikten önce bir eşin sahip olduğu, araba ve ev, o eşe ait olarak kalır. Mirasın kalması sonucu eşlerden birine kalan ev de o eşin kişisel malıdır. Mal paylaşımına konu edilemez. Herhangi bir şekilde alınan manevi tazminat eşlerin kendisine aittir, bunlar malların paylaşımında hesaba katılmaz. Manevi tazminat ile alınan, mesela, araba ya da başka bir şey de o eşin kişisel malı yerine geçer. Ayrıca, eşlerin kıyafetleri, özel eşyaları eşlere iade edilir.


Bundan sonra malların paylaşımında edinilmiş malları neler olduğu tespit edilir. Eşlerin kendi çalışmalarının karşılığı aldığı ücret, SGK ve sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemeler, evlilik öncesi alınmış olsa bile o eve ait kira ödemeleri, çalışma kaybı sonucu elde edilen maddi tazminat, evlilik süresi içinde alınan arabanı satılması sonucu elde edilen para, eşlerin edinilmiş mallarından sayılarak mal paylaşımına yani tasfiyeye konu olurlar.


Evlilik birliği içerisinde elde edilen taşınır, taşınmaz, bankadaki birikim ya da başka türlü malların tasfiyesi için öncelikle boşanma gerçekleşmiş olmalıdır. Boşanma esnasında açılan mal tasfiyesine yönelik davalarda, boşanma kararının verilmesi beklenir. Aksi takdirde evlilik birliği içerisinde elde edilen malların tasfiyesi mümkün olmaz.


Edinilmiş mallara katılma rejimi, malların tasfiyesi sırasında önem kazanır. Bu mal rejiminde ayni bir hak söz konusu değildir. Daha çok eşler açısından parasal olarak adaletin sağlanması esastır.


Diyelim ki evlilik birliği içerisinde, eşlerden birinin üzerine alınmış bir apartman dairesi olsun. Diğer eş bu apartman dairesinin yarısının kendi üzerine geçirilmesini dava ve talep edemez. Dairenin alınması aşamasında, çalışması, birikimi, emeği ya da bir bankadan aldığı kredinin ödemelerini yapmasına ilişkin verdiği miktarı ispat etmek suretiyle, diğer eşten parasal olarak alacağını isteme olanağına sahiptir.


Edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayılır. Başka bir anlatımla, boşanma davasının kabul edilmesi ile birlikte, boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilen mallar üzerinde, eşler hak iddia edebilirler.


Anlaşmalı boşanmalarda, tarafların boşanma, nafaka ve tazminat, velayet konularında anlaşması yeterli görülür. Bu nedenle bu tür boşanma protokollerinde, malların paylaşımı ya da eşyalara ilişkin husus bulunması şart değildir. Anlaşmalı boşanma yapıldığı halde mal paylaşımına ilişkin bir düzenleme boşanma protokolünde yer almıyorsa ya da mal paylaşımı yapıldığı açıkça anlaşılamıyorsa, daha sonra buna ilişkin dava açılabilir.


Bu tür davalar, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Görevli mahkeme ise, aile mahkemesidir.


Faydalı olması dileğiyle…


Av. Aslıhan Gürbüz Sevim

Kasım 2020


#boşanma #malpaylaşımı #tasfiye #anlaşmalıboşanma #edinilmişmallarakatılma


Yararlanılan Kaynaklar

Ömer Uğur Gençcan, Mal Rejimleri Hukuku, Yetkin Yayınları, 2019

Mustafa Şimşek, Uygulamada Mal Rejimi Davaları, Ankara Barosu Dergisi, 2012


©Bu sitedeki yazılar, yazar adı ve site kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

16 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör