İdari Yargıda Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar?

Güncelleme tarihi: 9 Tem 2021

Uygulamada karşımıza çıkan en büyük sorunlardan biri de idari işleme karşı dava açma süresinin ne zaman başlayacağıdır.

Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu’nun bir dava üzerine aldığı karar, dava açma süresinin başlaması konuya açıklık getirmiştir;


İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır. Bununla birlikte, idari işlemin niteliğinin ve hukuki sonuçlarının davacı tarafından bütünüyle öğrenildiği kimi davalarda, bilgi edinmenin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı ve dava açma süresine başlangıç alınacağı Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Ancak bu istisnai durumun kabulü, bilgi edinmenin dava açma süresine başlangıç alınması da, idari işlemin niteliği ve doğurduğu hukuki sonuç itibariyle davacılar tarafından öğrenildiğinin kanıtlanması koşuluna bağlı olup; bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği açılan idari davada ancak idari yargı merciince karara bağlanabilir. Bir başka deyişle, her tür bilgi edinmenin (ıttılanın) idari dava açma süresine başlangıç alınacağı şeklindeki genel bir kabul, Anayasa'nın 125. maddesi ve 2577 sayılı Yasayla bağdaşmayacaktır.”


Anayasanın 40. maddesinde, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Bunun devamı niteliğinde olan Anayasanın 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim ile başlayacağı düzenlenmiştir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, 7. maddesinde, dava açma süresinin ne kadar olduğu, sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; 8. maddesinde, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kuralları getirilmiştir.

İdari işlemin niteliğinin ve hukuki sonuçlarının davacı tarafından tam olarak öğrenildiği bazı davalarda, bu tarihi yazılı bildirim tarihi olarak esas alınacağı, dava süresinin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği hakkında içtihatlar da bulunmaktadır.

Açıkladığımız Anayasa ve Kanun hükümleri kapsamında; özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, idari işlemlerde dava açma süresinin başlamasında yazılı bildirimin esas olduğu, dava açma süresi hesabında ilân tarihinin, ancak "ilanı gereken" düzenleyici nitelikteki işlemler açısından dikkate alınacağı anlaşılmaktadır. Bireysel nitelikteki yani kişilere uygulanan işlemlere karşı ilgililerin, bu işlemlerin kendilerine yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren dava açabilecekleri kuşkusuzdur.

Yazılı bildirimin dışında, yapılan idari işlemin niteliği ve doğurduğu hukuki sonuçlar ilgili kişi tarafından tam olarak bilinmelidir ki, idari işlemin öğrenilmesi tarihi itibariyle dava açma süresi başlasın. Bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği idari mahkeme tarafından ayrıca araştırılıp, karar verilmelidir.

Bir örnekle açıklamak gerekirse, belirli görevler için kamu personelinin belirli bir sicil puanı sahip olması gerekli ve personel görev için seçim sırasında, sicilinin düşük verildiği öğrenmişse, artık sicil işlemi bakımından dava açma süresi, sicilin düşük verilmesinin ve bunun sonucu göreve bu nedenle seçilmemesinin kendisine bildirilmesi ile başlamalıdır.


Aksi halde Anayasa ile güvence altına alınmış hak arama özgürlüğü de kişinin elinden alınmış olur.

Faydalı olması umuduyla…


Av.Aslıhan Gürbüz Sevim

Aralık 2020


#idariyargı #davaaçmasüresi #iptaldavası #kamupersoneli #tamyargıdavası


Yararlanılan Kaynaklar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05.10.2015 tarih ve E. 2014/5776 K. 2015/3204 sayılı kararı

43 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör